OnlineHile  
Alt 01.10.11   #1 (permalink)
Banned

Avatar Yok
Teşekkürler: 404
158 Mesajına 459 Teşekkür aldı.
Kötüleme: 13
7 Mesajına 12 Kötüleme aldı.
Mentioned: 0 Post(s)
Points: -2.674.735
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Yüzdesi: (0%)
Aktiflik: 0 / 521
Güç: 188 / 6430
Deneyim: 84%
Standart Wireless Güvenliği

---||---
Sorunun Başlangıcı?

Sniffing ARP Poisoning yıllardır kullandığımız kablolu ağlarda ciddi sorunlar arasında gelse de bu ataklar özellikle küçük oranizasyon ve ağlarda önemsiz sayılabilirler. Başlıca nedeni bu atakları yapabilecek saldırganının network ()’ e fiziksel erişimi olmalıdır. Daha geniş şekilde bakarsak bu ya bir çalışan ya da içeriye kadar girebilmiş bir saldırgan olmalıdır.
Bunun fiziksel güvenlik ve firma içerisindeki güvenlik politikası kısmını bir yana alırsak genelde bu tip bir yaklaşımı güvenli olarak kabul edebiliriz.
Ancak kablosuz ağlar bu güven zincirinin yegane özelliğini kırıyor ve fiziksel erişimi bir adım daha genişletiyor. Artık siz kablosuz olarak ağınıza bağlanabildiğiniz gibi size yakın bir saldırgan yada bedava internete girmek isteyen komşunuzun sevimli ****** da sizin ağınıza erişebiliyor.
Tabii ki kablosuz ağlar geliştirilirken bu da düşünülmüş ve bu tip ağlar için belli güvenlik yöntemleri geliştirilmiş işte sorunda burada bir yerlerde başlıyor.

Kablosuz Ağlarda Güvenlik Opsiyonları

Bir kablosuz ağınız varsa seçebileceğiniz belli güvenlik seçenekleri vardır Popülerlik sırasına göre bazıları;
  • Open Security
  • WEP
  • WPA
  • RSN
  • RADIUS / WPA-RADIUS
  • Wireless Gateway
  • Firmalara özel çözümler
Burada “Open Security“ olarak geçen güvenlik modeli –Güvenlik modeli mi?-. şifre gerektirmeyen bağlantı demektir. Yani herhangi biri bu kablosuz ağlara basitçe bağlanabilir.
WEP Open Security ve WEP iki en çok kullanılan modeldir. Open Security dediğimiz gibi bir güvenlik sağlamamaktadır ancak WEP bir güvenlik adımı olarak ortaya çıkmıştır. WEP kablosuz ağların güvenliğini sağlamak için geliştirilmesine rağmen çok büyük hatalar ile ciddi bir fiyaskodur.
WPA Gene açık bulunan ancak WEP’ e göre çok daha güçlü bir opsiyon.
RADIUS Klasik dial-up modem desteği veren ISP lerdeki sistemdir. Bağlantı kuran istemci (client) bir bilet (ticket) sistemi ile kablosuz ağa bağlanır. Ortak bir server olduğundan doğru implemantasyonda gayet güvenli bir kablosuz ağ deneyimi sağlayabilir. Ancak ev kullanıcıları ya da küçük organizasyonlar için çok kullanışsızdır. RADIUS-WPA ise aynı sistemin WPA desteklisidir.
RSN RSN’ i WPA’ nın gideceği nokta olduğunu söyleyebiliriz ancak RSN henüz tam olarak oturmamıştır WPA RSN’ in temellerinde yer almaktadır. Henüz piyasada RSN destekleyen AP (Access Point) bulmakta zor bir iştir. WPA TKIP e dayalıyken RSN AES i de desteklemektedir. İçerisinde anahtar dağıtımı gibi çözümleri de getirmektedir. Bu yazıda RSN e daha fazla değinmeyeceğiz.
Wireless Gateway Özellikle halka açık yerlerde kablosuz ağ sunan firmaların kurduğu sistemlerdir. Ağ ile kablosuz cihazlar arasında bir bağlantı noktası oluşturur giren kişiler bu sistemden bir defa onay aldıktan sonra ilgili kota ve ayarlara göre gerçek ağa (mesela internet) erişebilirler. Ülkemizde TTNet’ in sunduğu TiWinet ve özellikle Amerika’ da bir çok yerde gördüğünüz kablosuz internet erişimlerinde de bu metod kullanılır. Bu sistemin de kendi içerisinde farklı potansiyel açıkları ve saldırı noktaları vardır.
Firmalara Özel Çözümler WEP’ in kısa sürede patlaması sonucu Cisco gibi firmalar kendi AP (Access Point)’ lerine özgü güvenlik önlemleri getirdiler. Bunların birçoğu geniş kitleler tarafından test edilmediğinden gerçek bir güvenlik önlemi olarak kabul edilemez. Bir kısmı zaten mantık hataları içerirkenhenüz açığı bulunmamış olanlaraysa gerçek bir güvenlik gereksiniminde ciddi bakılamaz. Ek olarak ciddi bir limitasyonları ise bağlantı kuracak kablosuz cihazlarda (STA - Station) genelde kendi donanımlarını ya da özel bir ekstra program istemeleridir.
Bu makalede önce Kablosuz Ağları tespit etmek (wardriving tadında) Daha sonra WEP ile şifrelenmiş kablosuz ağları kırmayı ve son olarak ta ağlarımızı güvenli kılmak için alınabilecek önlemlere değineceğiz.



WEP Nasıl Kırıldı?


WEP’ in çözmesi gereken üç temel öğre vardı;
  • Kimlik Doğrulama (Authentication)
  • Gizlilik (Privacy)
  • Bilgi Değiştirme Kontrolu (Message Modification Control)
Bunun harici aslında çözülmesi gereken Cevap Kontrolü (Replay Control) Erişim Kontrolü Anahtar Dağıtımı ve Korunması konularına ise hiç WEP girmemiştir. Bu sorunların birçoğu bir sonraki WPA RSN gibi standartlarda hep çözümlenmeye çalışılmıştır.
Kimlik Doğrulama

İlk adım kimlik doğrulamadırağa bağlanan kişinin gerçekten ağa bağlanma yetkisinin olup olmamasının düzenlenmesi ikinci adım ise ağa bağlı kişinin trafiğinin diğer kişiler tarafından izlenilememesi.
WEP’ in kimlik doğrulaması şu şekilde çalışıyor;


Cihaz istek gönderiyor AP cevap veriyor eğer bağlantı tipi “Open Security” olsaydı cihaz Onay Mesajı (Authentication Message) istek gönderirken Algoritma Numarasını 0 bağlantı WEP ise bu numara 1 olur.
Şekildeki 3. ve 4. adımlar sadece WEP bağlantılarında olur ve onay mekanizması için kullanılır. 4. adımda AP geriye Durum Kodu (Status Code) gönderir.
Burada iki ciddi sorun vardır. Birincisi STA’ in (kablosuz cihaz) karşıdaki AP hakkında ve AP’ nin şifreyi bilip bilmemesi hakkında gerçek bir fikri olmamasıdır. Çünkü sadece onay cevabı göndermektedir.
Yani herhangi bir AP olabilir ve her isteğe doğru durum kodu ile cevap verebilir. Ancak tabii ki WEP şifresini bilmediğinden dolayı daha sonradan gelen paketleri açamayacak (WEP simetrik şifreleme kullanmaktadır) dolayısıyla çalışmayan bir AP olacaktır. Ancak karşılıklı onay (mutual) bu noktada kaybolmuş oluyor.
Daha sonra da WPA’ da çözülen implemantasyon hatalarından biri de buradaki onay süreci ve data trafiğinin şifrelenmesinde aynı anahtarın kullanılması sorunudur.
İkinci sorun ise bağlantıyı dinleyen (sniff) kişi iki kritik bilgi yi alır. 2. adımdaki şifrelenmemiş metin (plaintext) ve 3. adımdaki şifrelenmiş hali (chipertext). Bu da potansiyel olarak güzel bir kriptografik atak için hoş bir başlangıçtır.
Buraya kadar iki kritik nokta öğrendik ancak daha önemli bir bilgi şimdi geliyor;
WEP şifreleme için RC4 kullanıyor ve RC4’ te stream şifreleme yapar blok değil. RC4’ şifrelemede XOR u kullanıyor. XOR hakkında bilmeniz gereken en önemli şey bir datayı iki defa aynı anahtar ile XOR larsanız aynı datayı tekrar geri alırsınız.
Şimdi buradaki WEP onay sisteminde şu RC4’ ün 128 rasgele byte’ ı şu şekilde ortaya çıkabiliyor;
olarak gönderecekti
PlainText XOR RC4Byteları = Chipertext
İki defa XOR lama aynı sonucu veriyor
ChiperText XOR RC4Byteları = PlainText
O zaman;
RC4Byteları = ChiperText XOR PlainText
Yukarıdaki son satırın anlamı da RC4’ ün ürettiği ilk rasgele 128 byte’ ın hepsini bu onay prosedüründen çıkartabiliyoruz (bkz: Ek-2). Çünkü 2. adımda plaintext ve 3. adımda da chipertext’ i almış bulunmaktayız.
Dolayısıyla şu an saldırgan olarak onay alan bir kullanıcı gibi bizde elimizdeki bulduğumuz anahtar ile onay sürecini başarılı bir şekilde geçebiliriz (tabii ki daha önce de dediğimiz gibi bu bizim başka bağlantılar yapabileceğimiz anlamına gelmiyor).
Bilgi Değiştirme Kontrolü

Normalde WEP ICV (Integrity Check Value) ile paket/mesaj modifikasyonlarına karşı önlemini almış durumda ancak CRC hesaplamasındaki algoritma doğrusal arttığından dolayı paket ile birlikte bir dizi byte değiştirildiğinde ICV nin sonuçları gene doğru çıkabiliyor. Her ne kadar pratik bir atak olmasa da bu güvenlik sistemi de kırılmış durumda.

Gizlilik ve WEP Şifresinin’ in Kırılma Noktası

WEP aynı datanın tekrar oluşmaması için IV (Initialization Vector) kullanır. Bu trafik ile birlikte sürekli artan bir değerdir. Zaten bu IV yüzünden 64bit WEP aslında 40bit’ tir çünkü 24bit IV yer tutmaktadır. IV paket içerisinde şifrelenmez çünkü açma (decrypt) işlemi yapılırken kullanılacaktır yegane amacı aynı metnin iki defa geçmesi durumunda farklı şifrelenmiş çıktıların oluşmasını sağlamaktır. Aksi takdirde kriptografik ataklar çok daha kolay olacaktır.
WEP’ te kullanılan IV’ nin boyutu (24bit) düşük bir boyuttur tekrara neden olabilir. Bu yüzden WPA (TKIP) gene RC4 e dayalı olmasına rağmen bu sorunu gidermiş ve IV boyutunu yükseltmiştir.
Eğer tekrar kullanılan IV numaralarını (collusion) yakalayabilir ve toplayabilirsek bundan şifreyi üretmek için bir adım atabiliriz. Buradaki en büyük avantajımız da ağlarda LLC Headerlar gibi klasik genişliği ve değeri sabit trafiğin her zaman olmasıdır. Bu sayede yeterli tekrar edilen IV toplayabilirsek şifreyi elde etme şansına sahip oluyoruz. Ancak bu da çok pratik bir saldırı değil.

Gerçek açık ise RC4’ ün WEP implemantasyonunda çıktı.

RC4’ ün açılış süreci şu şekilde;
RC4 çalışırken 2 dizi (array) kullanıyor. İlk dizi (s-box / state box) 0-255 arası tüm karakterleri içeriyor ikinci 256 bytelık dizi ise “şifre (key)” ile dolduruluyor şifre kısaysa tekrar edilerek 256 byte lık dizi tam olarak doldurulmuş oluyor.
RC4 çalışma mantığında her oluşturulan keystream’ in her byte’ ının bir öncekinden byte’ tan değişik olma ihtimali %50 ancak “Weaknesses in the Key Scheduling Algorithm of RC4” isimli makalesi ile RC4 ile rasgele üretim sürecinde zayıf anahtarlar (weak keys) olduğu ortaya çıktı.
RC4 Bu ilk açılış sürecinden sonra sbox ve kbox arasında belli bir algoritma ile (bkz: Ek3 RC4 VB.NET implemantasyonu) döngü başlıyor. Bu karıştırma işleminde ilk ve belli döngülerde bazı byteların tahmin edilebilme oranı normal tahmin edilebilirliğe göre çok daha yüksek işte bu tahmin edilmesi daha kolay olan byte’ lar zayıf anahtarlar (weak keys) olarak geçiyor. Buradaki tahmin edilebilirliğin temel neden s-box’ ın içerisindeki datanın açılış süresinde biliniyor olması. Ancak ilk açılış ve döngüden sonra bu tip bir sorun kalmıyor ve RC4 sorunsuz ve güvenli olarak çalışıyor.
Normalde RSA RC4’ ün implemantasyonunda ilk 256byte’ ın kullanılmaması gerektiğini ve herhangi bir data ile geçiştirilmesini sistemin bundan sonrakileri datayı kullanması gerektiğini bildiriyor. Ancak WEP’ te kullanılan RC4 implemantasyonu bu uyarıya kulak asmamış olması bugün bizim WEP’ i rahatça kırmamızı sağlıyor.
IV ile bu kırma işleminin ilişkisi de burada başlıyor. Daha önceden de dediğimiz gibi IV gerçek anahtara eklenilip RC4 işleme giriyor dolayısıyla her IV değiştirildiğinde RC4 tekrar şifrelemeye başlıyor ve bu açılış sürecinde (initialization) elimize yeni zayıf anahtarlar geçmiş oluyor. Yeterli derecede tekil (tekrar etmeyen unique) IV içeren paket topladığımızda WEP’ i rahatça kırabiliyoruz. Çünkü elimizde kriptografik atak yapmaya yeterli derecede zayuf anahtar geçmiş oluyor.
Eğer weak key’ lere saldırı hakkında daha fazla teknik bilgi arıyorsanız şiddetle “ fWeak Keys in RC4” ve “Practical Exploitation of RC4 Weaknesses in WEP Environments” makalelerini tavsiye ederim.
Genelde 300.000 – 1.000.000 arasında tekil IV ile WEP şifreleri kırılabiliyor. Buradaki rakamın sabit olmamasının temel nedeni bunun bir olasılık hesabı olması. Aslında teorik olarak 10.000.000 IV ile de kıramama şansınız var.
İşin teknik boyutunu anladık şimdi konuya gelelim.
WEP’ i Kırma

Teori ve Teknik’ ten sonra bu bölüm işin pratiğini içeriyor.
Laboratuar Ortamı

Konu kablosuz ağlar olunca bir bilgisayardan fazla donanıma ihtiyacımız oluyor.
Aşağıdaki konfigürasyon benim testlerimi yaptığım sistem ama sizin aynı olması gerekmiyor ama tabii ki aynı desteklere sahip donanımlara sahip olmanız gerekebilir;
  • Access Point (Kurban Ağ)
    • Linksys Wireless AP
  • Notebook (Saldırgan)
    • OS – Windows XP / 2003 / Linux / Freebsd
      • Bazı yazılımlar sadece belli platformlarda çalışmaktadır
    • Wireless I - Intel PRO 2200 BG (entegre)
    • Wireless II – PCMCI Linksys WPC54G
    • Opsiyonel
      • İkinci wireless kartı opsiyoneldir
      • Ekstra Anten (daha geniş alanları kapsayabilmek için) ve Pigtail (anten ile wireless kartın arasına)
      • GPS (kendi yerinzin tam koordinatını almak ve AP’ yi haritada konumlandırabilmek için)
      • Notebook için Araç şarj kiti
      • IPAQ - Pocket PC (Ministumbler ile işyeri daha dar ortamlar için)
  • Desktop (Kurban Ağ Kullanıcısı)
    • U.S. Robotics USB XX5422 Wireless
Opsiyonel aygıtlar genelde bu süreçteki keyfinizi artıracaktır.
Çift kart hakkında bir not

Normalde saldırgan donanımın da tek kart yeterli olabilir ancak ben bir kart ile bir ağa bağlanıp interneti kullanmak ve diğer kart ile de paket toplamak AP bulmak için çift kart kullanıyorum. Bu birçok sistemde katastrofik sorunlara da neden olabilir ve genelde tavsiye edilmez.
Donanım Konusunda Notlar

Eğer bu tip testler için bir donanım alacaksanız almadan önce bekleyin ve iyice araştırma yapın. Şu an bir çok yazılım bir çok donanımda kısıtlamalara sahip. Örnek olarak klasik Centrino işlemcili entegre wireless sürücüleri RF monitor kısıtlamasından dolayı Windows uygulamalarında çalışmıyor sadece kısıtlı Linux sürücüleri var. Aynı şekilde sadece Windows ta çalışan ve Linux ta çalışmayan donanımlar da mevcut. Ya da henüz gerekli sürücüleri yok vs.
Dolayısıyla kullanacağınız yazılımların gereksinimlerini iyice okuyun ve donanım seçerken mümkün olan en çok yazılımın destek verdiği donanımı seçmeye çalışın. Eğer hali hazırda bir donanımınız varsa bunun özel sürücüleri için ya da güncel sürücüleri için araştırma yapabilirsiniz.
Genel bir fikir vermek gerekirse ORINOCO ve Hermes chipset’ li kartlar genelde işinizi görecektir. Aynı şekilde GPS cihazlarının ve Access Pointlerin de desteklediği özellikler ve ilgili yazılımları iyice inceleyin.

Saldırı Adımları

Bir kablosuz ağa bir kaç saldırı modeli olabilir ancak en çok yapılmak istenilen şey bu ağa izinsiz bağlantı kazanabilmek ve paketleri dinleyebilmektir.
Klasik bir kablosuz ağa izinsiz giriş senaryosu şu şekilde ilerler;
  • Kablosuz Ağ(lar)ı Tespit etme
  • Paket Toplama
  • Şifreyi Kırma (şifreli bir ağ ise)
Kablosuz Ağları Tespit Etme

Kablosuz ağları tespit etmek genelde çok basittirörnek olarak kablosuz ağ olan bir yerde notebook’ unuzu açtığınızda notebook’ unuz civardaki kablosuz ağı otomatik olarak bulacaktır (WinXP ve bir çok üçüncü parti yazılım bu şekildedir). Ancak biz bu işi bir adım daha ileri ***üreceğiz ve yüzlerce kablosuz ağı kısa sürede bulabilecek hale geleceğiz. Ek olarak kendini duyurmayan (SSID Broadcast yapmayan) ağları da bulmayı göreceğiz.
Kanallar (Channels)

Farklı frekanslarda 1-14 arası yayın kanalı vardır AP ve STA bir kanaldan iletişim kurar. Örnek olarak AP 12. kanalda yayın yapıyorsa STA’ da o kanaldan bağlanır. Aynı şekilde AP ve STA’ in yaptığı broadcast (genel) isteklerde her kanal için ayrı yapılmalıdır.
Amerika’ da 11 kanal kullanılmaktadır Kanad Avrupa ve Ülkemizde 13 kanal kullanılır. Kanal GHz spektrum’ u 2.412’ den başlayıp her kanalda 0.005 Ghz yükselerek ilerler yani Kanal 13 2.472 Ghz’ dir.


SSID Nedir?

Herhangi bir kablosuz ağı bulduğunuzda size ağın SSID’ sini verir yani özetle AP’ nin ismini. Eğer bir AP’ de SSID Broadcast açık ise genelde saniyede 10 defa olmak üzere yayın yaptığı kanalda kendisinin orada olduğunu belirten bir şekilde sinyal gönderir (beacon).
İşte bu SSID beacon’ ları sayesinde biz de bu ağları otomatik olarak bulabiliriz. Bugün bir çok AP SSID Broadcast’ i kapatma özelliği sunuyor. SSID Broadcast kapatıldığında ise tabii ki bu AP’ leri otomatik olarak bulamıyorsunuz.
Bu durumda normal şartlar altında notebook’ unuza bu SSID i bizzat sizin girmeniz gerekiyor. Bunun bir diğer anlamı da bu AP’ nin SSID sini bilmek zorunda olduğunuz. Bu istekleri tamamen pasif yani AP’ ye bilgi göndermeden dinleyebilirsiniz.
Araştırma İstekleri (Probe Request)

AP’ lerin SSID göndermesi harici STA (Station kablosuz cihaz – notebook pda vb.) lerde araştırma isteğinde (probe) bulunurlar. Bu durumda da STA gene broadcast olarak kendisinin bir kablosuz ağ aradığını söyler. Bunu alan bir AP aynı SSID Broadcast gibi bunu cevaplar ve bizde hemen ilgili AP’ ye bağlanabilir ya da orada olduğunu öğrenebiliriz.
Normalde bu probing işlemi her kanalda 0.1 saniye kadar sürer ve aynı anda cevap bekler. Bu işlem aktif bir arama modelidir.
Özetle
  • Kablosuz Ağlar kanalları kullanır (1-14)
  • AP’ ler SSID Broadcast ile nerede olduklarını her kanalda duyururlar
  • STA’ ler araştırma istekleri ile geldiklerini söylerler
Netstumbler / MiniStumbler

Windows altında en eski ve en güzel wardriving araçlarından biridir. Ek olarak isteyenler için MiniStumbler da Pocket PC’ ler de çalışıyor. Aşağıdaki mantıkların hepsi hemen hemen Ministumbler’ a da uygulanabilir.
Netstumbler’ ı civardaki AP’ leri bulmak için kullanacağız. Netstumbler bir aktif tarayıcıdır yani civara probe requestleri gönderir dolayısıyla tespit edilebilir. Tabii ki civardaki şifresiz kablosuz ağların yüzlerce olduğunu düşünürseniz bu tip bir şeyi birilerinin tespit edebilmesi milli piyangoyu kazanmanız gibi bir şey olur. İkinci olarak bu kanunlara aykırı veya suç içeren bir durum da değildir.
Netstumbler çok basit bir program ve şu an ki sürümü (0.4.0) bir çok kartla sorunsuz şekilde çalışıyor (RF modu istemediğinden ve paket dinleme yapmadığından dolayı donanım deseği çok geniş).
Download etmek için Downloads | NetStumbler.com adresini kullanabilirsiniz. Program ücretsizdir.
Programı kurduktan sonra açınca zaten varsayılan kartınız ile çalışmaya başlayacak ve hemen civardaki AP’ leri tespit edecektir.

Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi Kismet gizli bir AP’ yi tespit edebiliyor. Bunun yanında bize hangi kanalda çalıştığı şifreli olup olmadığı gibi ekstra bilgiler de veriyor. Buradaki en güzel özelliklerden bir diğeri ise bağlanan STA’ leri de görebiliyor olmamız.
Yukarıdaki ekran görüntüsü Gkismet’ ten alınmıştır. Kismet için GTK arabirimi.
Ek olarak istediğiniz zaman “Packet Dump” ve “String Dump” seçenekleri ile paketleri izleyebilir ve kaydedebilirsiniz. Kismet ile kaydettiğiniz paketleri daha sonradan “aircrack” gibi bir WEP şifre kırıcısında kullanabilirsiniz. Aircarck hakkında geniş bilgi makalenin ilerleyen kısmında bulunabilir.
Netstumbler ile örnek bir tarama sonucu
  • “Enable Scan” (Ctrl + B) ile taramayı açabilir ve kapatabilirsiniz
  • “Device” menüsünden kullanılacak kart arabirimini seçebilirsiniz
  • Sol taraftan çeşitli filtreleme özelliklerine ulaşabilirsiniz
  • Sonuçları kaydedebilir ve daha sonradan açıp inceleyebilirsiniz
  • Sonuç datalarını Export / Import edebilir ve başka yazılımlar ile paylaşabilirsiniz
Kismet

Kismet’ i için Linux’ a ihtiyacınız olabilir. Şu an için verimli bir Windows portu bulunmamakta. Cygwin altında pek verimli olmadan çalıştırabilir ya da Linux işletim sisteminizde kullanabilirsiniz. Ek olarak “Auditor” gibi içerisinde Kismet’ i de içeren Live Linux CD’ lerinden birini kullanabilirsiniz.
Kismet pasif bir tarayıcı bu sayede SSID Broadcast etmeyen AP’ leri de bulabilir. Kendini belli etmeyen bu AP’ leri ilk adımda trafiklerinden tespit eder. Ancak ilk adımda SSID’ yi bulamayabilir daha sonra SSID içeren ilk paketi gördüğünde AP’ nin SSID sini de bulabilir
This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 658x641.


Kismet (Gkismet / Arabirim) ile gizli bir AP (SSID broadcast etmeyen)’ nin tespiti

Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi Kismet gizli bir AP’ yi tespit edebiliyor. Bunun yanında bize hangi kanalda çalıştığı şifreli olup olmadığı gibi ekstra bilgiler de veriyor. Buradaki en güzel özelliklerden bir diğeri ise bağlanan STA’ leri de görebiliyor olmamız.
Yukarıdaki ekran görüntüsü Gkismet’ ten alınmıştır. Kismet için GTK arabirimi.
Ek olarak istediğiniz zaman “Packet Dump” ve “String Dump” seçenekleri ile paketleri izleyebilir ve kaydedebilirsiniz. Kismet ile kaydettiğiniz paketleri daha sonradan “aircrack” gibi bir WEP şifre kırıcısında kullanabilirsiniz. Aircarck hakkında geniş bilgi makalenin ilerleyen kısmında bulunabilir.
Paket Toplama


Saldırının yapılacağı AP’ yi tespit ettiğimize ve şifrelemesini de öğrendiğimize göre artık ikinci adım olan
paket toplama kısmına geçebiliriz. Hatırlarsak burada yapmamız gereken elimizden geldiğince çok tekil IV toplayabilmekti.
Airodump


Daha önceden de belirttiğimiz gibi Kismet ile paket toplayabilirsiniz ancak airodump bu işlem için çok daha pratiktir.

Airodump’ ı yükledikten sonra daha önceden bulduğunuz AP’ nin çalıştığı kanalda airodump’ ı çalıştırın.
Airodump Parametreleri;
  • <nic index>
    Hangi wireless adapter ile kullanacağınız Yani bilgisayarınızdaki kablosuz ağa arabirimi.
  • <nic type> (a/o)
    Wireless adapter’ in chipset i
    o : Hermes /Realtek
    a : Aironet/Atheros
    Eğer diğerse parametre olarak ne verdiğiniz farketmiyor.
  • <channel(s)> (0-14)
    Hangi kanal yada kanalları dinleyeceği 0 verirseniz tüm kanalları dinlemeye alacaktır.
  • <output prefix>
    Paketlerin yazılacağı dosyaların başlangıç ismi
  • <ivs only flag> | Opsiyonel
    Eğer 1 yaparsanız sadece IV’ leri yazacak. Eğer sadece şifre kırmak istiyorsanız bunu seçebilirsiniz. Tüm paketleri toplayarak daha sonradan şifreyi kırabilir ve bu paketleri de bulduğumuz şifre ile açabilir ve analiz edebiliriz.
Bizim örneğimizde şu şekilde çalıştırıyoruz;
C:\Airodump.exe 14 a 13 FM_APIVleri y



Kablosuz Ağlara Saldırı ve Defans ;


Kablosuz (Wireless Wi-Fi) ağların tespiti kablosuz ağlara saldırı ve kablosuz ağların güvenliği

Ön Bilgi


Kablosuz ağlar uzun bir zamandır aktif halde kullanıma geçmesine rağmen Türkiye’ de 2005 itibarı ile yaygınlaşmaya başladı. Bu yaygınlaşma daha önce .com (
dot com) da olduğu gibi kontrolsüz hızlı ve ön araştırmasız oldu.
Buna bir de ilk kablosuz ağ standartlarının güvenlik açıkları eklenince birçok kablosuz ağ kullanan kurum şahıs ve firma ciddi güvenlik açıkları ile baş başa kaldılar ve adeta switch’ lerinin router’ larının bir slot’ unu halka açtılar.
Bu çok geç kalmış makalede bu ağların teorik olarak neden güvensiz olduğu pratik olarak nasıl kırılabileceği ve güvenli kılınabileceği üzerine eğilmeye çalışacağız. Makale genel olarak bir saldırgan ve araştırmacı gözü ile konuyu ele alcaktır.
Anahtar Kelimeler


Wireless
Kablosuz İnternet Wardriving Warchalking GPS Wi-Fi Antenna Kablosuz Ağ Güvenliği Ağ Güvenliği Wireless Security.


Hasar ve Kazanç


Olaya iki boyuttan bakarsak bir kurum ya da kablosuz ağ sahibi için hasar ne olabilir? Bir saldırgan için ya da canı sıkılan biri için kazanç ne olabilir?

Hasar;
  • Firma ağınıza izinsiz giriş
    • Bilgilerin çalınması
    • E-mail’ ların okunabilmesi
    • Daha ciddi saldırıların ilk adımı
    • …
  • İnternetinizin sömürülmesi
  • Firma ağının kullanılmaz hale gelmesi (DOS – Denial Of Service)
  • Limitli bir ADSL ev kullanıcısına yüklü fatura gelmesi
Kazanç;

Eğer oyunun Hasar Veren kişisiyseniz de tabii ki yukarıdakilerin tersine;
  • Ücretsiz İnternet
  • İntikam
  • Ticari bilgilerin ele geçirilmesi
  • Zevk
  • Vs…
Alabilir kazanabilirsiniz…
Sanırım artık neden insanların bu tip bir şey yapmak için uğraşacakları hakkında daha fazla fikriniz olmuştur. Güvenlikte ki yanlış düşüncelerden biri kendinize “Beni/bizi neden hacklesin ki?“ diye sormanızdır. Dolayısıyla siz de basitçe bir hedef olabilirsiniz.

Not:
İplermisiniz bilmem ama tahmin edebileceğiniz gibi yazıdaki
şifre kırma kablosuz ağ sistemlerine izinsiz girme vb. yöntemlerini sadece kendi yetkininizin olduğu ağda uygulamanız gereklidir aksi takdirde çeşitli ülkelerin kanunları karşısında izinsiz sistem girişi gibi çeşitli suçları işlemiş olabilirsiniz ve tabii ki gene tahmin edebileceğiniz gibi bu tip bir durumda makalenin yazarı olan ben bir sorumluluk kabul etmeyeceğim bütün bu sorumluluk size aittir.

Bunun yanında belirtmek gerekir ki
kablosuz ağların tespiti suç değildir.


Toparlayacak olursak kendi kişsel ağ güvenliğiniz için yapmanız gereken 4 önemli adım..

1-) öncelikle SSID (Service Set Identifier) parametresi. Bu parametre birçok amatör kullanıcıyı ya da kablosuz networklere girmeye çalışan kullanıcıları engellemek için kullanılabiliyor. Kablosuz cihazların birbirleriyle iletişimi için aynı SSID parametresine sahip olmaları gerekir. Bunu çok basit bir güvenlik parametresi olarak da düşünebiliriz.
2-) ikincisi ise cihazların sorgulama mekanizmaları yapılandırılabilir.. bunda da farklı tipte sorgulamalar var. bunlardan birincisi açık sorgulama diğeri ise paylaşımlı anahtar sorgulaması. Özellikle paylaşımlı anahtar sorgulamasında yine kullanıcı tarafında daha önceden girilmiş olan bir anahtarın merkezdeki cihazdan karşılıklı olarak sorgulaması yapılıyor ve eğer o anahtar aynıysa o kişinin ağ erişimine izin veriliyor.
3-) Üçüncü olarak MAC adres filtrelemesi var. MAC adres filtrelemesinde ise ikinci seviyede kullanıcıların sahip olduğu kartların networke girip girmeme kontrolü yine merkezdeki cihazlar üzerinde sağlanabiliyor. Yani belirlemiş olduğunuz MAC adreslerine izin verip vermeme yetkisi elinizde. Örneğin bir şirket kendi kullanacağı kartların dağıtımını kendi bilgi işlem departmanı tarafından yapıyor. Onların MAC adresleri tutulduğu için merkezde o MAC adresleri yazılıp onların haricindeki başka dışardan gelecek kullanıcıların izinsiz bir şekilde girişine izin verilmeyebiliyor.

4-) Son olarak da WEP (Wired Equivalent Privacy) kriptolaması var. Aynı anahtar ile kullanıcının gönderdiği trafiğin kriptolanıp gönderilmesi söz konusu. Ortamdaki herhangi bir hacker sniffer cihazları aracılığıyla veri erişimini toplasa bile onları ilk anda izleme şansı yok. Çünkü kriptolanmış bir veriye sahip olmuş oluyor. ÇünküWEP dediğimiz anahtar ile gönderdiğiniz bütün veriyi kriptolayıp yani belirli bir algoritmadan geçirip farklı görünmesini sağlayabiliyorsunuz. Bu metodlar sadece kablosuz ağlarda değil günümüzdeki herhangi bir iletişim ağında da kullanılabiliyor. Eğer ortamda sniffer aracılığıyla kablosuz ortamdaki verilere erişen bir kullanıcı varsa ilk gönderilmiş olan açık haldeki veriyi değil kriptolanmış haldeki veriyi ele geçirebilir. Onu da çözmesi çok kolay değil. WEP anahtarıyla kriptolanmış verilerin çözülebilmesini engellemek için de bir metod kullanılıyor. O metodun sağlamış olduğu başka bir avantaj daha var. O avantaj ise şu: Diğer metodların hepsi cihazın sorgulanmasına yönelikti yani kullanıcı sorgulaması yoktu. Bu yöntemde hem kullanıcının sorgulaması yapılıyor hem de bu kullanılan WEP anahtarının belirli periyodlarda değiştirilmesi sağlanaraortamda bu veriye ulaşan kişilerin toplamış oldukları verilerin kullanışsız hale gelmesi sağlanabiliyor. EAP olarak adlandırılan bu yöntemde 802.1x port bazlı güvenlik standart protokulu kullanılıyor. Bu da kullanıcı ağa bağlanana kadar o kullanıcıdan gelen bütün veri trafiğini engelliyor. Daha sonra kullanıcı sogulaması yapılması için bağlanmak istenen kullanıcıdan bir kullanıcı ismi ve şifre girmesi isteniyor. Kullanıcı ismi ve şifresi girildiği zaman merkezde bulunan radius server üzerinde bu kullanıcının ismi ve şifre doğruysa kullanıcıya bir WEP anahtarı gönderiliyor. Bu WEP anahtarınınyine o radius server üzerinde belirtilmiş olan sürelerde değişmesi sağlanıyor. Bu şekilde hem kullanıcının ismişifre kontrolü yapılmış oluyor hem de doğru bir kullanıcı varsa ona belirli periyodlarda yeni anahtar gönderildiği için ortamda saldırıda bulunan kişilerin verilere erişse bile o verilerin kullanılmaz hale getirilmesi sağlanmış oluyor. EAP’ın da kendi içinde çok farklı metodları mevcuttur.





MehTeVaS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
reklam alanı
Cevapla

Etiketler
güvenliği, wireless


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Wireless şifresini "görme" ? RossMax* Serbest Konular 18 01.10.11 23:41
Kaçak Wireless KEyfi :D MrCn Karışık Resimler 19 20.09.11 03:03
%100 Config güvenliği wHipLaSh Web Hacking 0 09.08.11 17:09


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Review www.onlinehile.org on alexa.com